BAŞLIK: Mauro İcardi'nin Beklenen Hamlesi 85'te Geldi Hikayeyi biraz geri saralım, tam on gün önce. ... İzmir'de bir hayale kapılmıştım: Galatasaray'ın sarı saçlı forveti, Sane'nin mükemmel teslim ettiği topu, uzak direğe muhteşem bir kafa vuruşuyla gönderdi ve skoru 1-0'ataşıdı. Kutlama esnasında gururla kaptanlık bandını şöyle bir inceledi.

Bu rüyada ilk aklıma gelen isim, hiç şüphesiz Mauro İcardi olurdu. Ancak, bu sarı saçlı hücum oyuncusu Barış Alper Yılmaz'dı. Görkemli bir taktikle sahaya çıkan Galatasaray'ın teknik direkTörü Okan Buruk, İlkay, Lemina ve forvet arkasında oynayan Asprilla üzerinde yoğunlaşan stratejisiyle ön plana çıkmıştı.

Kante ve Nwakaeme gibi değerli oyuncuların parıldadığı bu dönemde, ışık saçan bir diğer isim İlkay Gündoğan oldu. Üstelik ilk yarıdaki gol, Allan'ın kendi kalesine attığı golde, Almanya doğumlu yıldızın performansının yüksek olduğunu gösterdi. Bu golle birlikte Galatasaray soyunma odasına göğüslerini gere gere girerken, herkesten daha rahat bir maç bekliyorlardı.

Ancak ikinci yarının başlangıcıyla beraber Göztepe'nin başladığı baskı karşısında, Juan'ın golüyle durumda bir dengeleme oldu. Buruk, Sara ve Jakobs'usahaya alarak, mücadele gücü düşen takımına yeniden enerji kazandırdı. Maçın sonlarına doğru ev sahibinin baskısı bir nebze hafiflemiş olsa da, gol için daha fazla iştahlı olan taraf olduklarını ispatladılar.

75.dakikada tecrübeli oyuncu Lemina, Sara'nın korner atışında kaleye yakın bir konumda bulunarak, fırsatı değerlendirdi ve skoru 1-3'etaşıdı. Göztepe'nin direncinin kırıldığı bu an, Galatasaray'ın maçı domine ettiğini gösterdi.

Ancak, ikinci yarının geneli oldukça kötü bir performansla geçti. Maçın sonucu ne olursa olsun, Janderson'un boş kaleye kaçırdığı pozisyon, İstanbul'adönen kafiledeki oyuncuların en çok düşündüğü konulardan biri olmuştur. Bu, bir varsayım tabii ki, belgelemek ne yazık ki mümkün değil.

Gelelim maçın en kritik noktasına. ... Okan Buruk'un İcardi'yi 85.dakikada oyuna dahil etmesi, bu karşılaşmayı kazanma anlamında belki de en önemli hamlesi oldu.

Çünkü İcardi'nin sahada olması, Galatasaray'ın gol potansiyelini hatırı sayılır ölçüde artırdı. Bir spor muhabiri olarak, bizler de bu kadarını görebiliriz. Ancak her zaman olduğu gibi, sahada olup bitenler ancak sahadaki oyuncuların ve teknik ekibin takdiridir.

Sonuçta, futbol her zaman sürprizlere gebedir. Fatih Tekke, bu maçta bir kez daha farkını ortaya koydu ve bizlere bu gerçeği bir kez daha hatırlattı.